Yazar Posts by Zehra Öney

Zehra Öney

Zehra Öney
1540 YAZI 0 YORUM

Yazar: -
0 3
Microsoft, MR Teknolojisinde Gelişim Yapmak İstiyor

Microsoft, MR teknolojisinde kuantumdan ilham alan algoritmaları ve HoloLens’i kullanmayı planlıyor.

Kuantum bilgisayarlar, uzun süredir teknoloji dünyasında önemli bir araştırma konusunu oluşturuyor: Kuantum bilgisayarlar alanında Paul Benioff, Yuri Manin, Richard Feynman ve David Deutsch gibi bilim insanlarının 1980’lerdeki çalışmalarından ilhamla geliştirilme çalışmaları başlayan kuantum bilgisayarlar, günümüzde gelişimlerinde hala çok erken bir noktada bulunuyor. Bindirme (süperpozisyon) ve dolaşma gibi kuantum mekanik fenomenini kullanan kuantum bilgisayarları alanında önemli bir haber de Microsoft cephesinden geldi.

The Next Web tarafından yayınlanan habere göre, Microsoft, tıbbi görüntüleme konusunda günümüz bilgisayarlarının yapabildiklerinden daha fazlasına ulaşmak için kuantum teknolojisi kullanacak. Case Western Reserve Üniversitesi ile iş birliği kapsamında, Redmond şirketi, Microsoft’un sanal gerçeklik başlığı HoloLens’i, manyetik görüntüleme (MR) alanında kullanacak. Bunu yapmak için, kuantumdan ilham alan algoritmalar geliştirilecek ve bu sayede geleneksel bilgisayarların işleyebileceklerinden çok daha fazla veriyi işleyecek.

Manyetik Rezonans Parmak İzi (Magnetic Resonance Fingerprinting – MRF) teknolojisi olarak isimlendirilen teknolojide aynı zamanda HoloLens kullanılacak. Doktorlar ve diğer sağlık çalışanları, bu teknolojiyle çekilen MRF görüntülerini HoloLens ile görüntüleyebilecekler.

Görsel: Microsoft

Yazar: -
0 40
Yüz Tanıma Teknolojisi Singapur Changi Havalimanında Kullanılacak

Singapur’daki Changi Havalimanında yüz tanıma teknolojisi kullanılacak.

Yüz tanıma teknolojisi günümüzde şehirlerde ve pek çok farklı perakendecide kullanılıyor. Özellikle Çin’de örneğin KFC’lerde yüz tanıma teknolojisi ile ödeme yapmak mümkün. Ayrıca bu teknoloji sayesinde 60.000 kişilik bir stadyumda dahi suçlular tespit edilebiliyor.

Yüz tanıma teknolojisi alanındaki en yeni projelerden biri de Singapur’dan geldi. BBC tarafından yayınlanan habere göre, ülkenin en önemli havalimanı olan Changi Havalimanında yüz tanıma teknolojisi kullanılacak.

1981 yılında kullanıma açılan Changi Havalimanı, dünyanın en çok ödül alan havalimanı olarak biliniyor ve 2017’de 62 milyondan fazla yolcuya hizmet vermişti.

Havalimanında kullanılacak olan teknolojinin pasaport kontrollerinin yerini alması planlanıyor. Gidiş bölümünde bagaj alanında bagajını verirken yolcuların fotoğrafı çekilecek ve bu fotoğraf pasaportlarındaki fotoğraf ile karşılaştırılacak. Benzer şekilde ikinci bir fotoğraf da kontrol noktasından geçerken çekilecek ve uçağa binişte yolcuların kimliklerinin tespit edilmesinde kullanılacak.

Havalimanlarındaki en önemli sorunlardan biri de, uçağa zamanında gelmeyen yolcular. Havalimanı yetkilileri bu sorunu da yüz tanıma teknolojisi ile aşmayı planlıyorlar: Hava yolu şirketlerinin de izniyle, uçakta hangi yolcuların olup olmadığı çok daha kolay ve hızlı bir şekilde tespit edilebilecek ve uçağa binmeyen yolculara “son çağrı”lar yapılabilecek.

Yazar: -
0 65
YouTube Müzik Servisini 22 Mayıs’ta Kullanıma Sunuyor

YouTube’un müzik servisi ilk olarak 5 farklı ülkede kullanıma sunulacak.

Dünyanın en büyük video platformu YouTube, uzun süredir merakla beklenen müzik uygulamasını hayata geçiriyor.

YouTube, 2015 yılında reklamsız olarak video izleme imkanı sunan ve ayrıca bu servis için özel olarak hazırlanan videoların yer aldığı YouTube Red’i duyurmuş ve YouTube Red, 1 sene içerisinde 1,5 milyon kullanıcıya ulaşmıştı. Günümüzde 7,5 milyon kullanıcıya ulaşan YouTube Red ile birlikte YouTube Music’i de duyuran şirket, uzun süredir proje üzerinde çalışıyordu. Bekleyiş artık sona ermiş gibi görünüyor.

YouTube’un resmi blog sayfasında duyurusu yapılan YouTube Music, 22 Mayıs’tan itibaren hizmet vermeye başlayacak. İlk olarak 5 ülkede kullanıma sunulacak servis için ilk seçilen ülkeler şunlar: Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Yeni Zelanda, Meksika ve Güney Kore.

Bu ilk ülkelerden sonra servisin ilerleyen haftalarda Avusturya, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, İrlanda, Norveç, Rusya, İspanya, İsveç, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta kullanıma sunulacağı duyuruldu.

İçerisinde müziklerin yanı sıra müzik videolarının da yer alacağı serviste, Beyoncé’nin efsanevi Coachella performansı gibi videoların yanı sıra YouTube’da yer alan remix’ler de dinlemeye sunulacak. Ayrıca YouTube’da yer alan “cover” videolar da uygulamada yer alacak. Özellikle remix’ler ve cover’ların YouTube Music’i rakiplerinden ayırması bekleniyor.

YouTube Music’in reklamların yer aldığı versiyonu, tıpkı Spotify gibi ücretsiz olacak; reklamsız kullanım ve şarkıları indirme olanağı sunan YouTube Music Premium’un ise aylık ücreti 9,99 dolar olacak.

Spotify’ın dünya çapında 75 milyon, Apple Music’in ise 42 milyon kullanıcıya sahip olduğu müzik dinleme sektöründe YouTube Music nasıl bir performans gösterecek, hep birlikte göreceğiz.

Görsel: YouTube Official Blog

Yazar: -
0 238
Akıllı Çoraplarla Tanışmaya Hazır mısınız?

Bu akıllı çoraplar doktorunuza ya da fizyoterapistinize veri gönderebiliyor.

Akıllı telefonlar, akıllı bileklikler, akıllı yüzükler, akıllı ev eşyaları, akıllı kumaşlar derken sıra akıllı çoraplara geldi. İnternete bağlanan SoPhy çoraplar doktorunuza ya da fizyoterapistinize veri göndererek tedavi olmanızı sağlayabiliyor. Ek olarak doktorunuz dünyanın herhangi bir yerinde olabilir.

BBC tarafından yayınlanan habere göre, üç sensöre sahip olan akıllı çoraplar ağırlık dağılımını, hareketleri ve ayak oryantasyonunu ölçüyor. Çoraplar, elde ettiği verileri hem hasta hem de doktorlar için grafik haline getiriyor, bu sayede doktorlar ya da fizyoterapistlerin yardımcı olması ve gerekirse tedavi önermesi mümkün olabiliyor.

Akıllı çoraplar, kullanıcının telefonuna Bluetooth aracılığıyla bağlanıyor ve bu sayede veriler doktorlarla paylaşılabiliyor. Bunun yanı sıra doktorlar, hastalarını da takip edebiliyorlar: Hastanın çorapları ne sıklıkta giydiği ve alıştırmaları yapıp yapmadıklarını görebilirlerken hastalar da örneğin yürüme alıştırmalarını doğru yapıp yapmadıklarını görebiliyorlar.

Görsel: diymauritius.com

Yazar: -
0 87
Facebook, Verilerin Kötüye Kullanımı Sebebiyle 200 Uygulamayı Yasakladı

Cambridge Analytica skandalı sonrasında uygulamaları incelemeye alan Facebook, 200 uygulamayı yasakladı.

Mart ayında patlak veren Cambridge Analytica skandalından sonra Facebook zor günler geçirmeye başlamıştı. Kullanıcıların yanlış yönlendirilmesinin önüne geçmek için önlemler almaya başlayan Facebook, ilk olarak İrlanda’daki kürtajla ilgili referandumda İrlanda dışındaki reklamverenlerden reklam kabul etmeyeceğini duyurmuştu.

Cambridge Analytica skandalı sonrasında diğer uygulamaları da incelemeye alan Facebook, 2014 yılından önce geniş data erişimi olan uygulamaları iki aydır incelediğini ve bunlardan 200 adedini potansiyel verilerin kötüye kullanımı sebebiyle kaldırdığını duyurdu. The Guardian tarafından yayınlanan habere göre, Facebook, verileri kötüye kullandığını tespit ettiği uygulamaları yasaklamanın yanı sıra kullanıcılara bu tür bir durumdan etkilenip etkilenmediklerini kontrol edebilmelerine olanak sağladığını da duyurdu.

Örneğin kullanıcılar verilerinin Cambridge Analytica tarafından paylaşılıp paylaşılmadığını Facebook üzerindeki bu sayfa aracılığıyla kontrol edebiliyorlar.

Yazar: -
0 185
İnsanların Çalışmadığı İlk Banka Şubesi Çin’de Açıldı

Dünyada insanların çalışmadığı ilk banka şubesi Şangay’da açıldı.

Uzun süredir insanların yaptığı işleri artık otomasyon sistemleri ve robotlar yapabiliyor. Örneğin Ocado’nun yapay zeka teknolojisi sayesinde sipariş hazırlıklarında robotların kullanıldığını ve depodaki işlerin üçte ikisini robotların yaptığını sizlerle paylaşmıştım. Ek olarak ünlü Amerikalı hamburger zinciri Shake Shack de geçtiğimiz yıl New York’ta nakit paranın kullanılmayacağı ve kasaların olmadığı restoranını açacağını duyurmuştu.

Robotlarla ilgili önemli bir gelişme de Çin’de yaşandı. Dünyada insanların çalışmadığı ilk banka şubesi Çin’de açıldı. The Guardian’da yayınlanan habere göre Çin Yapı Bankasının (China Construction Bank) Jiujiang Road, Şangay’da bulunan şubesinde müşterileri ilk önce Xiao Lang karşılıyor. Müşterilerin banka ve kredi kartlarını ya da banka hesaplarını kontrol eden Lang, aynı zamanda müşterilerin sorduğu sorulara yanıt verebiliyor. Lang’in hesaplarını doğrulamasının ardından elektronik kapılardan geçen müşteriler, kapıdan geçerken yüz tanıma teknolojisi sayesinde ve kimlik kartlarını taratarak bir kez daha kimliklerini doğruluyorlar. Bu sadece kullanıcıların ilk ziyaretleri için geçerli olan “uzun” kontrol süreci.

Bir kez banka/kredi kartı, kimlik kartı ve yüz tanıma teknolojisi ile kimliğini doğrulayan kullanıcıların ikinci ziyaretlerinden itibaren sadece yüz tanıma ile kimlikleri doğrulanıyor.

Banka şubesinin içerisinde ise otomatik makineler, müşterilerin hesap açma, para transferi ve döviz işlemlerini gerçekleştirebiliyor. İçeride başka bir robot daha bulunuyor ve sanal gerçeklik sayesinde “insan”la konuşmak isteyen müşterilere bu tür bir deneyim oluşturuluyor.

Siz bu hizmeti nasıl buldunuz?

Görsel: Imaginechina/Rex

Yazar: -
0 56
Sahile Yaklaşan Köpek Balıklarını Tespit Etmek için Drone’lar Kullanılıyor

Avustralya’da cankurtaranlar drone kullanıyorlar.

Dünya çapında 1958 ile 2014 arasında 2785 adet köpek balığı saldırısı gerçekleşti. International Shark Attack File’a göre, ABD 1104 saldırı ile listenin ilk sırasında yer alırken Avustralya’da 536 saldırı gerçekleşti.

Avustralya, yüzücüleri kurtarmak için bu yıl önemli projeleri hayata geçiriyor: Geçtiğimiz aylarda Avustralya’da yüzücülerin drone sayesinde kurtarıldığını sizlerle paylaşmıştım. Yüzücüleri Avustralya’da meydana gelen köpek balığı saldırılarından korumak için cankurtaranlar drone kullanmaya başladılar. Westpac Little Ripper tarafından geliştirilen ve SharkSpotter adı verilen yapay zeka teknolojisi ile donatılmış drone’lar, köpek balıklarını tespit edebiliyor. Obje tanıma teknolojisini kullanan algoritma, köpek balıkları ile diğer deniz canlıları arasındaki farkları belirliyor ve bir köpek balığının tespit edilmesi durumunda cankurtaranları uyarıyor.

BBC tarafından yayınlanan habere göre, köpek balıklarını %90 oranında doğru tespit edebilen drone’ların bu oranı, insanlara göre çok daha iyi: Çünkü yukarıdan okyanusa bakan insanlar ortalama %20 ila %30 oranında doğru olarak köpek balıklarını tespit edebiliyorlar.

Sirenleri bulunan drone’lar, köpek balığının yakınında yüzen yüzücülere uyarı sinyalleri gönderiyor ve bunun yanı sıra cankurtaranlar da gerekli durumlarda müdahalede bulunabiliyorlar.

Görsel: AFP Photo / Peter Parks

Yazar: -
0 98
Boston Dynamics’in Robotu 2019’da Satışa Çıkacak

Boston Dynamics’in SpotMini robotunun 2019’da satışa çıkacağı duyuruldu.

1992 yılında Massachusetts’te kurulan Boston Dynamics, uzun süredir mühendislik ve robot tasarımı alanında faaliyet gösteriyor. 2013 yılında Google tarafından satın alınan Boston Dynamics, aradan geçen 4 yılın ardından 2017 yılında Japon SoftBank Grup’a satılmıştı.

Geliştirdiği robotlarla teknoloji dünyasında öncü bir yere sahip olan Boston Dynamics’in robotlarının kabiliyetleri tüketicilerde hem hayranlık uyandırıyor hem de onları korkutuyor. Gelecekte olası bir “Black Mirror” evreninde yaşamaya başlarsak Boston Dynamics’in bunun gerçekleşmesinde nasıl bir rol oynayacağı tartışılıyor.

TechCrunch’ta yayınlanan habere göre, Boston Dynamics tarafından geliştirilen SpotMini’nin 2019’da satışa çıkması planlanıyor. SpotMini hakkında kısa bilgiyi biyorobotlarla ilgili yazımda sizlerle paylaşmıştım.

Boston Dynamics’in ürettiği en sessiz robot olan SpotMini’nin ağırlığı yaklaşık 30 kg ve tek şarjla 1,5 saat kullanım süresi sunuyor.

Şirket 100 adet SpotMini’yi bu yılın sonunda üretmeye başlayacak. SpotMini’nin fiyatı ise henüz belli değil.

Siz SpotMini’yi satın almak ister misiniz?

Görsel: bostondynamics.com

Yazar: -
0 118
Drone’lar Yükselmeye Hazır: Amerikan Hükûmeti Pek Çok Şirkete İzin Verdi

Amerikan hükûmeti; Uber, Apple gibi pek çok şirketin drone’lar ile ilgili projelerine onay verdi.

Drone teknolojisi heyecan verici bir şekilde gelişmeye devam ediyor. Pek çok şirketin drone’lar ile test yaptığını sizlerle paylaşmıştım. Drone konusunda önemli bir kilometre taşı daha aşıldı: ABD hükûmeti, pek çok projeye yeşil ışık yaktı.

The Guardian tarafından yayınlanan habere göre, Apple, Intel, Microsoft ve Uber gibi şirketlerin sunduğu 10 pilot program onaylandı. Drone projeleri aynı zamanda ABD Federal Havacılık İdaresinin (Federal Aviation Authority) çok sayıda görev gerçekleştirecek olan insansız hava araçlarının kullanımını idare etmek için uygun yasalar oluşturmasına da yardımcı olacak.

Onaylanan projeler ise şu şekilde sıralanıyor:

Apple, North Carolina eyaletinin Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte eyaletin fotoğraflarını çekecek.

Uber, halihazırda test ettiği uçan araç projesinin yanı sıra San Diego, California’da drone’lar ile yemek siparişini de gerçekleştirecek.

Flirtey, Nevada’daki kalp krizi geçiren hastalara tıbbi malzemeler götürmenin yanı sıra Florida’da sivrisinekleri izleyecek.

FedEx, havalimanı ile farklı Memphis lokasyonları arasında paket teslimatının yanı sıra kendi Tennessee merkez binasında hava araçlarını kontrol edecek.

Virginia Tech, acil yardım yönetiminin yanı sıra, paket teslimatı ve altyapı denetimlerini yapacak.

Yazar: -
0 257
IBM, USB Bellek Kullanımını Yasakladı

IBM, USB bellek ve SD kart kullanımını yasakladı.

İlk olarak IBM tarafından 8MB kapasiteye sahip olan USB bellekler Aralık 2000’de satışa sunulmuştu. Aradan geçen süre zarfında USB belleklerin kapasiteleri inanılmaz ölçüde arttı. SD kartlar için ise standartlar 1999 yılında SanDisk, Panasonic ve Toshiba tarafından standartlaştırıldı ve piyasaya sürüldü. O dönemden bu yana microSD de olmak üzere farklı formatlar ortaya çıktı ve günümüzde başta fotoğraf makineleri ve cep telefonları olmak üzere pek çok cihazda kullanılıyor.

Günümüzde hem bireysel hem de kurumsal alanda dosya transferleri için oldukça fazla oranda kullanılan USB bellek ve SD kartlar ile ilgili önemli bir karar, teknoloji dünyasının önemli şirketlerinden IBM’den geldi.

BBC tarafından yayınlanan habere göre, IBM, çalışanlarının USB bellek ve SD kart gibi cihazları kullanmalarını yasakladı. Yasağın gerekçesi olarak potansiyel finansal ve itibar kayıpları gösterildi. Çalışanların USB bellek ya da SD kartları kaybetmeleri ya da yanlış kullanmaları sonucunda kararın alındığı belirtildi.

Şirket, veri ya da dosya transferi yapmak isteyen çalışanlarına şirket içi ağı kullanmalarını öneriyor.

IBM, uygulamanın, çeşitli departmanlarında bir süredir uygulandığını ancak artık global operasyonlarının tamamında uygulanacağını da açıkladı.

Sektör uzmanlarının bir bölümü kararı “cesur” olarak nitelerken bir bölümü uygulanma aşamasında çeşitli sıkıntılar yaşanacağını belirtiyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Şirketler USB bellek gibi taşınabilir bellek cihazlarını yasaklamalı mı?